Depresyon Nedenleri |Biyolojik|Ruhsal

Majör depresyon nedenleri arasında birbirinden farklı biyolojik, fiziksel, sosyal nedenler vardır. Bunlardan en önemlilerinden biri GENETİK! Neden genetik bu kadar önemli? Çünkü genetiğinizi değiştiremezsiniz. Yine de umutsuz olmaya gerek yok, genleriniz kaderiniz değildir.

Depresyon nedenleri, her bir depresyon türleri formu için farklı olabilir. Bunun için öncelikle araştırılması gereken depresyon tedavisi değil majör depresyon belirtileri konusudur. Hangi türden bir depresyon? Bu sorunun cevabını almadan nasıl tedaviye girişilebilir?

Depresyon nasıl geçer? Bunun birçok yolu var, öncelikle depresyon nedenleriyle başlayın. Yavaş yavaş, sindire sindire. Daha sonra depresyon nedir sorunu sorun. Bunu öğrendikten sonra depresyon ne kadar sürer sorusunun cevabını merak edeceksiniz. Her şey tamam mı? Yavaş yavaş majör depresyon ilaçları ve terapiler konusuna geçebilirsiniz!

Majör Depresyon Nedenleri

Genlerinizin kaderiniz olmadığı konusunda birçok araştırma var. En göze çarpanlarından birisinde genlerin zamanla değiştiğini gösteriyor. Ailenizde veya yakın akrabalarınızda majör depresyon olabilir. Bu sizde bu hastalığa bir yatkınlık yaratabilir, ancak buna mahkum değilsiniz.

Biyokimyasal majör depresyon nedenleri, günümüzdeki farmakolojik tedavilerin ana hedefidir. Beyindeki habercilerdeki değişimler sonucu depresyonun ortaya çıktığı tezinden yola çıkarak birçok antidepresan ilaç üretilmiştir. Norepinefrin, domamin, serotonin ve daha fazla nörotransmitter (haberciler) depresyonun oluşumunda rol oynar.

Hormonlar, majör depresyon nedenleri arasında sayabileceğimiz diğer bir neden. Özellikle hipofiz bezinden salınan hormonların değişiklikleri depresyona yatkınlık yaratabilir.

depresyon tedavisi geniş rehber
depresyon tedavisi

Depresyon nedir belirtileri nelerdir?

Depresyon sebepleri arasında birçok hastalık bulunur. En fazla göze çarpanlar hipotiroidi, diyabet, addison hastalığı, lupus, parkinson olsa da bunların dışında yüzlerce hastalık depresyona neden olabilir. Kanser hastalarındaki duygudurum değişiklikleri depresyona yatkınlık yaratır.

Depresyona neden olan ilaçların ne kadar çok olduğu konusunda bir fikriniz var mı? Günlük hayatta alabileceğiniz sıradan bir ağrı kesici bile bir depresyon nedeni olabilir, özellikle uzun süreli kullanımlarda. Bunun dışında birçok hipertansiyon ve diğer kalp hastalıkları ilacı depresyon nedenidir.

Psikoanalitik görüşe göre majör depresyon nedenleri farklı iken diğer psikolojik ekollere göre farklıdır. Depresyon sebeplerini ele aldığımız bu konuda psikoanalitik kuramın, Seligman’ın, Aaron T. Beck’in görüşlerini inceleyeceğiz.

Giriş yazımızdan sonra depresyonun ana nedenlerini şöyle sıralayabiliriz :

  • Genetik Nedenler
  • Depresyonun Biyolojik Nedenleri
  • Depresyonun Hormonal Nedenleri
  • Depresyonun Anatomik Nedenleri
  • Depresyona Neden Olan Hastalıklar
  • Depresyona Neden Olan İlaçlar
  • Psikodinamik Faktörler
depresyon yaşayanlar
majör depresyon yaşayanlar

1- Depresyonun Biyolojik Nedenleri

A) GENETİK

Depresyonun nedenleri arasında genetik faktörler önemli bir yer kaplar. Genetik faktörlerin depresyona neden olduğunu gösteren birçok araştırma bulunuyor. Yapılan araştırmaların geniş analizlerinin yapıldığı ‘Meta Analiz’ çalışmalarında da bu etkiler gösterilmiştir.

Monozigot (tek yumurta) ikizlerle yapılan araştırmalarda genetik faktörlerin bir depresyon nedeni olduğu ortaya koyuldu. Aynı genetik etki, daha az olmakla birlikte dizigot (çift yumurta) ikizlerinde de gözlendi. Bu araştırmaların sonuçlarını doğrulayan bir başka araştırma ‘evlatlık alınan çocuklar ve aileleri’ üzerinde yapıldı.

Tek yumurta ikizlerinin birinde majör depresyon hastalığı bulunuyorsa diğerinde bulunma olasılığı %40’dır. Bu araştırma bize depresyonun oluşumunda genetik faktörlerin önemli bir etken olduğunu gösteriyor ancak genetiğin bir kader olmadığını da gösteriyor. Majör depresyon nedenleri arasında genetik tek başına bir etken değildir. Genetiğin diğer faktörlerle birleşmesi sonucu depresyon oluşur. Ayrıca genetik risk taşımayan bireylerde de depresyon görülebilir.(1)

Çift yumurta ikizlerinin birinde majör depresyon hastalığı bulunursa diğerinin bu hastalığa yakalanma olasılığı %11 kadardır. Tek yumurta ikizlerine göre genetik farklılıkları fazla olduğu için çift yumurta ikizlerinde bu oran düşüktür. Yine de genetik faktörlerin oluşturduğu riskler için önemli bir araştırma.(1)

Birinci derece akrabalarında majör depresyon görülen kişilerin depresyona yakalanma olasılığı %5-25 arasındadır. Çeşitli faktörlerin işin içine girmesi nedeniyle %5 ve %25 gibi farklı değerler ortaya çıkıyor. Bu oranlar, birinci derece akrabalarında depresyon görülen kişilerin diğer bireylere göre 3 kat daha fazla risk altında olduğunu ortaya koyuyor.

Aile öyküsü olanlarda ek faktörler riskin artmasına neden olabilir. Bunlar şunlardır :

  • Erken başlangıç yaşı
  • Çok sayıda depresif dönem
  • Aynı ailede farklı duygu durum bozukluklarının bulunması

Fazla bilimsel olacağı için bulunan genlerin ayrıntılarına girmek istemiyorum. Yine de bir tanesinden bahsetmekte fayda var. Majör depresyon nedenleri arasında SERT genindeki kısalık bir risk faktörü olarak bulunmuştur. SERT geni alleli daha kısa olanların serotinin sistemi bulunulan duruma adapte olmakta zorlanır. Bu bireyler hayat koşullarına kolay adapte olamazlar, strese karşı anksiyöz yanıt verirler, depresif eğilim gösterirler. (2)

Genetik Araştırmalar

Genlerdeki varyasyonlar – hem yaygın hem de nadir olan farklı türlerdeki DNA mutasyonları – şizofreni, bipolar bozukluk ve otizm dahil olmak üzere bir dizi ciddi psikiyatrik hastalıkla katı şekilde ilişkilidir.

Depresyona neden olan genetik faktörlerin çalışmasında henüz benzer bir ilerleme kaydedilmediğini söylemem gerekir. Araştırmacılar bu tür faktörleri araştırmak için birçok girişimde bulundular, ancak istatistikçilerin “istatistiksel olarak anlamlı olduğunu düşündüğü” sonuçlara ulaşmadılar.

Majör depresyonlu insanlar cinsiyete göre gruplandırılabilir; tekrarlayan depresyonu olup olmadıkları; başlangıçta yaş; belirti düzenleri; Örneğin, yaşamın erken döneminde istismar edilmiş veya kronik stres altında olup olmadıkları. Ancak, genetik cephede ilerleme için çok iyi bir sebep var.

Amerika’da bir vakıf yetkisi Patrick Sullivan, M.D. ve diğerleri, şizofreni hastalarında yaygın olarak görülen genetik çeşitliliklerin ilk güvenilir sinyallerini bulmakta başarılı olmuşlardır. Bunu yapmak için, on binlerce kişiyi numaralandırarak, kıtalar arasında bir hasta örneği oluşturmaları gerekti.

Bunu gerçekleştirmek için Psikiyatrik Genomik Konsorsiyumu kurdular. PGC bilim adamları, depresyon çalışmalarındaki çekim noktasının, PGC’nin çalıştığı bir hedef olan 75.000 ila 100.000 katılımcı olduğunu tahmin ediyorlar.

Diğer bir deyişle, depresyonda genetik sinyal henüz yok. Bu, hastalık için risk genlerine işaret edecek olan gömülü genetik “sinyalleri” “atmak” için yeterli büyüklükte hastalara ait iyi belgelenmiş örneklemi bir araya getirme gerekiyor.

B) Biyokimyasal Etkenler

depresyona iyi gelen yağlar
Depresyon Nörobiyolojisi

Bu grafiği hatırladınız mı ? Eğer Depresyona İyi Gelen Yiyecekler adlı yazıyı okuduysanız orada görmüştünüz. Grafikte depresyon oluşumunda rol oynayan habercilerin kaba bir tablosu var. Farklı kuramlara göre farklı haberciler depresyon oluşumunda rol oynuyor.

En bilindik haberci ‘serotonin’. Günümüzdeki birçok antidepresan serotonin üzerinden işlev görüyor. Serotoninin az veya fazla olması depresyonda rol oynayabilir. Önemli olan denge halinde bulunmasıdır.  En kabul edilen görüş serotonin miktarındaki azalma sonucu depresyonun ortaya çıkmasıdır.

Bu habercilerin depresyon gelişimindeki rolüne dair hipotez 1960 yılında ortaya sürülmüştür. Bu hipotez depresyonun serotonin, norepinefrin ve dopamin eksikliği ile belirgin bir ilişki içinde olduğunu ileri sürer.  (Schildkraut 1965)

Anksiyeteli hastalarda uyarıcı bir haberci olan norepinefrinin arttığı saptanmıştır. Aksine depresyonlu hastalarda ise norepinefrin azalmıştır. (Uzbay 2004) Bu bilgilerden yola çıkılarak depresyon tedavisinde noradrenalinin selektif geri alım inhibitörü olan ilaçlar geliştirilmiştir.

Bu üç nörotransmitterin (habercinin) dışında majör depresyon nedenleri arasında sayabileceğimiz başka habercilerde vardır. 1960 daki kuramdan daha sonra ortaya keşfedilseler de depresyon oluşumunda etkileri olduğu günümüzde biliniyor. Bunlar GABA, asetilkolin, glutamat ve nitrik oksit.  (Slattery ve ark. 2004)

GABA adlı haberci, beyinde baskılayıcı bir etki oluşturur. Yerinizde duramayacak kadar anksiyeteli olmanızın bir nedeni bu habercinin ‘AZ’ olması olabilir. Zira anksiyeteli hastalarda bu habercinin az bulunduğu postmortem (ölüm sonrası) çalışmalarda bulunmuştur. Aynı anksiyeteli hastalarda olduğu gibi depresyon hastalarında da bu habercinin beyinde az bulunduğu yine ölüm sonrası çalışmalarda saptanmıştır. (Shiah ve Yatham 1998)

depresyondan kurtulma yolları
depresyondan kurtulma yolları

C) Hormonal Majör Depresyon Nedenleri

Hipotalamus-Hipofiz-Adrenal Bez (HPA) eksenindeki hormonlar tehdit algısı oluştuğunda hareket geçer. Hipotalamustan salgılanan CRH, hipofiz bezinden ACTH salınımını uyarır. ACTH ise adrenal bezlerden kortizol salınmasına neden olur.

Depresyon nedenleri arasında en çok incelenen hormonlar HPA aksındaki hormonlardır. Kortizol salınımının aşırı artmasına bağlı oluşan Cushing Hastalığına sahip olan bireylerin yarısından fazlasının depresyon semptomları gösterdiği, yaklaşık %11’inin intihar düşünceleri ve psikoz geliştirdiği biliniyor.

Kortizol fazlalığında insanlarda enerji kaybı, anhedoni (zevk alamamak), depresif duygudurum gibi belirtiler ortaya çıkar. Kortizol düşürüldüğünde ise bu belirtiler düzelebilir. (3)

Depresyon nedenleri arasında diğer hormonal yol Hipotalamus-Hipofiz-Tiroid yolağıdır. Hipotiroidizmi olan hastalarda yorgunluk, halsizlik, unutkanlık, libido azalması gibi depresyon semptomları görülür. Bu belirtiler hipotiroidizmli hastaların %20’sinde belirgindir. (4)

Depresyon ile üreme hormonlarının arasında da bir bağ vardır. Erkek üreme hormonları az olan erkeklerde depresyon daha çok görülür. Bu hormonların yerine koyulması ile belirtilerin gerilediği gözlenir. Ayrıca kadınların depresyona erkeklerden 2 kat daha fazla yakalandığı, depresyonun menstrüel döngü ile başlaması da üreme hormonlarının depresyonda oynadığı rolü ortaya koyuyor.

D) Depresyonun Anatomik Nedenleri

Yapılan beyin görüntüleme çalışmalarında depresyona neden olabilecek bazı yapısal değişiklikler gözlenmiş. Ancak bunların özgüllüğü konusunda şüpheler var. Depresyon hastalarındaki yapısal değişiklikler için daha fazla araştırmanın yapılması gerekiyor. Sol prefrontal korteks değişiklikleri ve ventriküllerde genişleme yapılan görüntüleme sonuçları sonucu tespit edilenler arasında.

burns depresyon testi
burns depresyon testi

2- Depresyona Neden Olan Hastalıklar

Depresyonun hormonal nedenlerini incelerken Cushing ve hipotiroidi hastalığının majör depresyon nedenleri olduğunu incelemiştik. Bu başlıkta ise depresyonun diğer hastalıklarla ilişkisini daha ayrıntılı olarak işleyeceğiz.

Aklınıza gelebilen tüm kronik hastalıkları birer depresyon nedeni olarak sayabilirsiniz. Hipertansiyondan fibromyaljiye kadar değişik sistemleri ilgilendiren çok farklı hastalıklar depresyona neden olabilir. Bunların arasında depresyon oranı çok yüksek olan hastalıklar genellikle psikolojik bozukluklardır. Sosyal fobi ve depresyon adıyla yayınladığım yazımda sosyal fobili kişilerde depresyonun ne kadar sık olduğunu incelemiştim.

Panik bozukluk ve yaygın anksiyete bozukluğu gibi diğer psikolojik sorunlara sahip kişilerde de majör depresyon görülme sıklığı artmıştır. Bu hastalıkların seyrini göz önüne aldığınızda depresyonun bu denli sık görülmesi şaşırtıcı olmaz. Sürekli korku içinde olan, evden çıkmayan kişilerin depresif semptomlar göstermesi yadırganmasa gerek.

Fibromyalji örneğinden ilerleyelim. Fibromyalji ağrılarla giden bir hastalıktır. Bir yeriniz ağrıdığında kendinizi nasıl hissedersiniz? Fibromyalji hastaları sürekli acı çekerler ve bu onların duygudurumunda olumsuz değişikliklere yol açar. Yapılan bir araştırmada fibromyalji hastalığı olanlar ve tamamen sağlıklı insanlar depresyon açısından karşılaştırılmış. Fibromiyalji hastalarının %32’sinde depresyon belirtileri gözlenirken sağlıklı kişilerin sadece %8’inde depresyon belirtileri gözlenmiş. (5) (Depresyon belirtileri testi çözmek için psikolojik testler sayfamızı ziyaret edebilirsiniz)

Majör depresyon nedenleri olan hastalıklar sadece bunlarla sınırlı değil. Daha önce belirttiğim gibi tüm kronik hastalıklar depresyon nedeni olabilir. Bunlardan bazıları dolaylı olarak neden olur, bazıları ise direk olarak beyni etkileyerek depresyon oluşumuna neden olabilir.

Depresyona neden olan hastalıkları şöyle sıralayabiliriz :

  • Tiroid Hastalıkları
  • Cushing Hastalığı
  • Addison Hastalığı
  • Şeker Hastalığı
  • Sistemik Lupus Eritematozus
  • Multiple Skleroz (MS)
  • Demans / Alzheimer
  • Enfeksiyonlar
  • Travmalar
  • Tümörler

3- Depresyona Neden Olan İlaçlar

Majör depresyon nedenleri arasında ilaçlar çok büyük bir yer kaplar. Hatta o kadar büyük bir yer kaplar ki depresyona neden olan tüm ilaçların sadece isimlerini bile buraya yazmam mümkün değil. Sadece sizi uyarabilim, her ilacın böyle bir potansiyeli var.

Alakasız gibi gelse de kalp için kullanılan ilaçlardan birçoğu depresyona neden olabilir. Bir hipertansiyon ilacını kullanıp depresif olmak ister misiniz? Elbette kimse böyle bir şey istemez. Bunun için hastalıklarınızı geçirmek için ek yöntemleri kullanmanız sizin için daha iyi olur.

İlaç kullanmayın demiyorum, elbette ihtiyacınız olduğun ilaç kullanacaksınız. Lakin şöyle düşünün, her 1 kilo verdiğinizde tansiyonunuz 1 mmHg azalır. Eğer 95 kiloysanız 75 kilo olduğunuzda tansiyonunuz 20 mmHg düşer. Tansiyonunuzun 145 olduğunu varsayalım, bu sizin hipertansiyon hastası olduğunuzu gösterir. 20 kilo verdikten sonra ise 125 olur. Bu tamamen sağlıklı olduğunuzu gösterir!

Sadece kilo vererek bu değişim olabilir, bunun dışında sadece hipertansiyon için bile yapılabilecek birçok şey var. Hafta 5 gün yapacağınız 45 dakikalık yürüyüşler hipertansiyonunuzu kontrol altına alabilir. (Tüm bunlar genel önerilerde, egzersiz yapmanıza mani olacak bir rahatsızlığınız olabilir. Doktorunuza danışmanızı öneririm.)

Buraya majör depresyon nedenleri arasında olan bazı kalp ilaçlarını ekliyorum. Dikkat edin bunlar sadece kalp hastalıkları için kullanılan ilaçlar!

Lidokain, Tokainid, Flesainid, Fenitoin, Mexiletine, Kinidin, Prokainamid, Disopramid, Amiodaron, Verapamil, Dijital, Metildopa, Beta blokerler, Reserpin, Klonidin, Hidralazin,Prazosin, Guanetidin, Minoksidil, Kaptopril, Enalapril, Sodyum nitroprusid, Diüretikler, Diltiazem, Amrinone, L-Dopa.

Ayrıca hemen hemen tüm antidepresanların ‘depresyon’ yapmak gibi bir yan etkisi var. Bu durum biraz ironik olsa da maalesef böyle. Burada yazılan ilaçların dışında yüzlerce ilacın depresyona neden olabileceğini unutmayın. Yukarıda yazdıklarım sadece kalp hastalıkları için kullanılan ilaçlar.

sosyal fobi testi
sosyal fobi testi

4- Psikodinamik Faktörler

Yukarıda sayılan majör depresyon nedenleri kadar etkili ancak gözardı edilen psikolojik faktörleri inceleyelim. Bunlar arasında en popüler olanı hepinizin bildiği gibi Freud’un teorileri. Popüler olmasına karşın tıp dünyasında geçerliliğini yavaş yavaş yitiriyor. Freud’un teorileri, işlevsel olmadığı için günümüzde biraz daha arka planda kalıyor.

A) Freud’a Göre Majör Depresyon Nedenleri

Freud’a göre, depresyon gelişiminde kişinin oral dönem saplantıları rol oynar. Oral dönemde saplantı nedeniyle kişide sevgi bağımlılığı gelişir. Kişi ayrılığa karşı çok duyarlıdır.

Kişiler ilişkilerinde birbirine zıt iki duygu içindedir. Bunlar Sevgi ve Nefret’tir. İlişkide bulunulan kişiye hem sevgi hem de nefret duyguları beslenir. Sevgi, bilinçli olarak oluşturulurken nefret bilinçdışıdır.

Bireyde üstbenlik (süperego), katıdır ve güçlüdür. Süperego, kişinin egosunu denetleyen bir aygıt olarak düşünülebilir. Sokaktaki bir köpeğe tekme attığınızda bunun için pişman oluyorsanız bu süperego sayesindedir. Ancak süperegonun aşırı gelişmesi ve güçlü olması bazı sorunlar yaratır. Süperegosu katı ve güçlü kişiler, bir olayda hiç hatası olmamasına rağmen kendisinde hata bulabilir ya da çok küçük olaylar için aşırı pişmanlık duyabilirler.

Süperegonun bu kadar katı ve güçlü olması nedeniyle kişide oluşan bilinçdışı öfke ve nefret dışarı yönlendirilemez. Kişi kendisine nefret duyar ve kin besler. Bu olumsuz duyguların kendisine yönlenmesi kişinin benlik değerini düşürür, depresyon belirtileri ortaya çıkar.

Kişi beğenilmek, değer verilmek için çaba gösterir.

B) Seligman’a Göre Majör Depresyon Nedenleri (Öğrenilmiş Çaresizlik Görüşü)

Seligman, yaptığı deneyler sonucu depresyonun öğrenilmiş bir durum olabileceğini gördü. Köpeklere belirli bir elektrik akımı vererek kafesten çıkmalarını engelledi, bir süre sonra köpeklerin elektrik akımı olmamasına rağmen kafesten çıkmadıklarını, durgun ve mutsuz olduklarını gözlemledi.

Görüşe göre kişi yaşamın ilk yıllarından itibaren olumsuz olaylara karşılaşır, engellenir, sömürülür. Bunlarla başa çıkamayan kişiler depresyona girer. İlerleyen durumlarda bu olumsuz koşullar ortadan kalkmış olsa bile depresyon, öğrenilmiş olarak orada kalır.

C) Beck’e Göre Majör Depresyon Nedenleri

Aaron T. Beck’i Beck Depresyon Testi ve Beck Umutsuzluk Testi yazılarından hatırlarsınız. Beck, günümüzde çokça kabul gören bir depresyon teorisini ortaya koymuştur.

Görüşe göre, çocukluk çağındaki yaşantılar öğrenme yolu ile kişide bazı düşünce kalıpları geliştirir. Bu düşünce kalıpları şema olarak adlandırılır. Eğer şemalar değişmeye dirençliyse depresyon belirtileri ortaya çıkabilir. Tahmin edebileceğiniz gibi depresyondaki şemalar sevilmeme, değersizlik ve yetersizlik gibi şemalardır.

Şemalar sonucunda kişide otomatik düşünceler ortaya çıkar. Otomatik düşünceler, kişinin hayata bakışını olumsuz hale getirir. Böylece kişinin duyguları da bu yönde gelişir. Olumsuz duygular sonucunda da depresyon ortaya çıkar.

D) Meyer’e Göre Majör Depresyon Nedenleri

Stresli yaşam koşullarının, olumsuz olayların depresyon gelişimindeki etkisi tartışılan bir konu. Bazı araştırmacılar bu tür olumsuz olayların depresyon gelişiminde ana etken olabileceğini savunurken bazıları ise bu olayların sadece altta yatan nedenleri ortaya çıkarabileceğini savunuyor. Depresyon neden olur gibi bir sorunun cevap hayat olayları açısından incelenirse hala net olarak cevaplanamamakta.

Yaşam koşullarında önemli olan kişilerin bu olayları nasıl algıladığı ve bunlarla nasıl başa çıktığıdır. Olayların algılanış biçimleri ve baş etme yolları kişiden kişiye değiştiği için aynı olaylar farklı kişiler üzerinde farklı etkiler yaratabilir. Depresyonla mücadelede kişilerin baş etme yöntemlerinin geliştirilmesi güzel bir yöntem olabilir.

Meyer’e göre depresyon, kişilerin yaşam koşullarına gösterdiği bir cevaptır.

Majör depresyon nedenleri öğrenildikten sonra aşağıdaki resimlere tıklayarak ilgili konulara gidebilirsiniz. Depresyon Belirtileri, Depresyon Türleri, Depresyon Tedavisi, Depresyona İyi Gelen Kitaplar, Depresyona İyi Gelen Yiyecekler bunlardan sadece bazıları.

depresyon nedir
depresyon nedir
depresyon belirtileri
depresyon belirtileri nelerdir
depresyon çeşitleri
depresyon çeşitleri

KAYNAKÇA 

1- Işık E., Işık U., Taner Y.(2013), Çocuk, Ergen, Erişkin ve Yaşlılarda Depresif ve Bipolar Bozukluklar; Ziraat Gurup Matbaacılık, Ankara.

2- Yuluğ, B., Ozan, E., & Kilic, E. (2010). Brain-derived neurotrophic factor polymorphism as a genetic risk for depression? A short review of the literature. The Journal of neuropsychiatry and clinical neurosciences, 22(1), 123-e5.

3- Joffe, R. T., & Marriott, M. (2000). Thyroid hormone levels and recurrence of major depression. American Journal of Psychiatry, 157(10), 1689-1691.

4- 52. Rajkowska G.(2006). Anatomic Pathology. In: Stein DJ, Kuffer DJ, Schatzberg AF, eds. Mood Disorders Text Book. Washington: American Psychiatric Publishing;179-95

5- The Role of Depression and Social Adjustment in Fibromyalgia Syndrome; Ayhan BİLGİCİ, Orhan AKDENİZ, Hatice GÜZ, Hasan ULUSOY; Turk J Phys Med Rehab 2005;51(3):98-102

6- İ.Ü. Cerrahpafla Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri Depresyon, Somatizasyon ve Psikiyatrik Aciller Sempozyumu 2-3 Aralık 1999, İstanbul, s. 19-28 

7- Anksiyete ve Depresyonun Nörobiyolojisi; Prof. Dr., GATA Týp Fakültesi, Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı, Psikofarmakoloji Araştırma Ünitesi, Ankara

8- Major Depressive Disorder’ Definition, Etiology and Epidemiology: A Review; Fatmagül Helvacı Çelik , Çiçek Hocaoğlu; Journal Of Contemporary Medicine 2016;6(1): 51-66; DOI: 03180

9- Kronik Hastalık ve Depresyon; Hayriye Elbi Mete; Klinik Psikiyatri 2008;11(Ek 3):3-18

10- https://www.journalagent.com

Dr. Eren Kocakaplan

"Güneş parlıyor, aydınlatıyor, ısıtıyor, bunun neden böyle olduğunu bilmek için hiçbir merakımız yok; ama tüm kötülüklerin, acının ve aptal insanların nedenini sorguluyoruz." Ralph Waldo Emerson

You may also like...

2 Responses

  1. Kerem Taşkeser dedi ki:

    Depresyonu anlamak için çok iyi yazılmış bir yazı şimdiye kadar okuduklarımının içinde en kapsamlı anlatıma sahip yazılardan birisi diyebilirim emeğinize sağlık tebrik ederim.

    • Eren Kocakaplan dedi ki:

      Çok teşekkür ederim Kerem Bey, böyle geri dönüşler almak yazmak için bana enerji veriyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: İçerik Korumalı!
Menü