FOOD MATTERS

FOOD MATTERS HER ŞEYİ DEĞİŞTİREBİLİR

Food Matters adlı belgeseli izlediğiniz zaman bir şok yaşayabilirsiniz. Bana göre bu güne kadar karşılaşmadığınız bilgileri savunan bilim adamlarıyla karşılaşacaksınız.

Hastaneye gittiğinizde ne beklersiniz? Tansiyonunuzun düşmesini mi, depresyonunuzun geçmesini mi, boğaz ağrısının geçmesini mi? Aslında hastaneye gittiğinizde istediğiniz şeyleri alırsınız. Ancak hastanede sizi ‘’tedavi etmezler.’’ Tıp okuduğum için uzun zamandır savunduğum bir görüş bu. Belgeselde de bunu savunan doktorlar var. Hastanede kronik hastalıkların hiçbiri tedavi edilmez, sadece semptomlarını gidermeye çalışırlar. Tabii yapabildikleri ölçüde.

Belgeselde bu durumu insanın bozulmuş düzeniyle ilgili buluyorlar. ‘İnsanın normal bir metabolizması olsaydı eğer hastalık barındırmazdı’ diyen bir doktor bile var. Katılmamak mümkün mü?

Depresyon ve Beslenme adlı yazımda bu belgeselden bahsetmiştim. Depresyonu niasin adlı B3 vitamini ile nasıl tedavi ettiklerini orada anlattım. Bir diğer tedavi ettikleri şey ise kanser. Yanlış duymadınız kanser! Ve bunları yapanlar birer doktor.

Araştırmaları sırasında kanser hastalarına bildiğimiz kemoterapi ilaçlarını vermeden sadece C vitamini veriyorlar. İntravenöz (damar yolundan) verdikleri C vitaminin dozu, günlük önerilen dozun çok ama çok üstünde. Yaklaşık 10.000 katı. Sonuçta görüyorlar ki hastaların tümörleri ilerlemiyor, hatta gerileyebiliyor.

Hastanede hiçbir doktor size ilaç yerine bu kadar yüksek dozda vitamin yüklemesi yapılmasını önermez. Çünkü bunlar bilimsel araştırmalarla kanıtlanmamıştır. Peki bilimsel araştırmaları yapanlar kim? Genel olarak ilaç firmaları tarafından desteklenen üniversite ve bilim adamları. Unutmayın, ilaç şirketleri sağlığınızın baş belasıdır.

Elbette ilaç kullanmamız gereken durumlar var. Ancak ilaç kullanmamıza gerek kalmayacak bir yaşam mümkün. Food Matters adlı belgeselde anlatılanlar bunun bir örneği.

GERSON TERAPİSİ

Gerson Terapisi adlı bir terapi çeşidi ile kanser hastalarını tedavi etmeye çalışıyorlar. Bu tedavinin içerisinde ilaç yok! Tamamen beslenme ile alakalı bir tedavi. Ana hatlarıyla bol bol organik sebze ve sebze suyu. Öyle ki günde 13 bardağa kadar sebze suyu kullanıyorlar. Böylece yüksek miktarda vitamin almanızın yanı sıra sindirim  sisteminizde olağan üstü çalışıyor. Tüm toksinlerin çoğunluğu sindirim sistemimizden atıldığı için vücudunuz bir nevi temizleniyor. Tedavinin ana amacı da bu. Böylece vücudu rahatlatıyorlar ve vücudun kendi hastalığını kendisinin tedavi edebileceğini savunuyorlar.

Eğer kronik bir hastalığınız varsa veya sağlıklı bir hayat sürmek istiyorsanız Food Matters adlı belgeseli izlemelisiniz. Belgeselde konuşanların hepsi bilim adamı. Hepsi söylediklerini ayrıca hastalarında kullanıyorlar.

VİTAMİNLERİN GÜNLÜK ÖNERİLEN DOZLARI

Günlük önerilen vitamin ve mineral dozları şöyle :

Vitamin ile MineralGünlük İhtiyaçlar
AErkeklerde: 1000 mcg, Kadınlarda: 800 mcg kadar
DErkeklerde ve kadınlarda 5 ile 10 mcg kadar
EErkeklerde: 10 mg, Kadınlarda: 8 mg kadar
KErkeklerde: 70 ile 80 mcg, Kadınlarda: 60 ile 65 mcg kadar
CErkeklerde: 90 mg, Kadınlarda: 75 mg kadar
Kolin İhtiyaçErkeklerde: 550 mg, Kadınlarda: 425 mg kadar
Tiami İhtiyaçErkeklerde: 1.2  ile 1.5 mg, Kadınlarda: 1 ile 1.1 mg kadar
Riboflavin (B2) İhtiyaçErkeklerde ve kadınlarda: 1 mg kadar
Niasin  İhtiyaçErkeklerde: 16 mg, Kadınlarda: 14 mg kadar
Pantotenik Asitin alımı5 mg kadar
B61.3 mcg civarında
Folik- B9 alımı400 mcg civarında
Biyotinin alımı30 mcg civarında
Kloridin alımı750 mg civarında
Magnezyumun alımıErkeklerde: 400-420 mg civarında, Kadınlarda:310-320 mg civarında
Fosforun alımı700 mg civarında
Potasyumun alımı2000 mg civarında
Sodyumun alımı200 ile 500 mg civarında

Eminim ki Foods Matter adlı belgeseli izledikten sonra bu vitaminlere bakış açınız değişecektir. Bir çoğunun yüksek doz alımı güvenli olsa da bazı vitaminlerin yüksek doz alımı ciddi yan etkiler yapabilir. Özellikle A ve D vitaminlerini kendi kendinize almamanız gerekir. Ülkemizde neredeyse herkeste görülen D Vitamini Eksikliği yazımı okumanızı öneririm. Bu kadar sık görülmesi bu konuyu çok önemli bir hale getiriyor.

Sağlıcakla.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir