Gestalt Terapi |Teknikleri|Testleri|

Gestalt Ne Demek ? :”Gestalt” Almanca bir sözcüktür. Bu sözcüğün dilimizde tam manasıyla karşılığı yok. Açıklamak gerekirse; bütünlük, organize olan bütün, şekil, düzen gibi anlamlara gelir. Gestalt Terapi, psikoloji alanında bireyin bütünlüğünü göze alır. Gestalt Psikolojisi, bireyin bütünlüğü üzerine kurulmuştur.

Gestalt terimini psikoterapi alanında kullandığımızda kişinin bütünlüğünü ve kişinin hayatındaki eksik kalmış işlerinin tamamlanması olarak anlarız. Gestalt terapisi, kişiyi yaşadığı çevresiyle birlikte ele alan, farkındalık ve değişim temelli psikoterapi çeşididir.

Gestalt psikolojisi 1900’lü yıllarda şekillenmeye başlamıştır. Kuramın ilerleyişindeki en önemli katkıları Max Wertheimer, Kurt Koffka, Wolfgang Köhler, Kurt Lewin yapmıştır. Kişilerin isimlerinden de anlayacağınız üzere temelleri Almanya’da atılmıştır. Gestalt yaklaşımı günümüzde halen önemini korumaktadır.

Başlamadan önce mutlaka aşağıdaki bağlantıyı kullanarak ”GESTALT TEMAS BİÇİMLERİ ÖLÇEĞİ”ni çözün!

GESTALT TEMAS BİÇİMLERİ ÖLÇEĞİ

GESTALT PSİKOLOJİSİ

Gestalt kuramı özünde, bütünün parçalardan farklı olduğunu savunur. Parçalara bakarak bütün hakkında yorum yapılamayacağını, parçalardan yola çıkarak bütünün oluşturulamayacağını söyler. Buna göre bütün olarak görülen şeyin oluşumunda parçaların olduğu kadar parçalar arası etkileşiminde gereklidir.

500 sayfalık bir kitap okuduğunuzu düşünün. Kitabı bitirdiğinizde her şey yerli yerine oturacaktır. Ancak kitabın sayfalarını teker teker yırtıp rastgele okursanız aklınızda çok az şey oluşur. Böylece parçaların bütünü yansıtmadığını kolaylıkla anlarsınız.

Gestalt psikolojisi davranış biçimlerini de aynı şekilde ele alır. Davranış oluşumuna etkisi olan şeylerin tek tek incelenmesi bize bir şey katmaz. Davranış, bütün olarak ele alınmalıdır, ancak o zaman anlayabiliriz.

Gestalt psikolojisine göre, kişi ve çevre arasında denge durumu söz konusudur. Denge bozulduğunda ‘gerilim’ yaşanır.

Kişinin ‘yaşam alanı’ geştalt psikolojisi tarafından diğer ekollerden farklı algılanır. İhtiyaçlar, en önemli yaşam alanı etkenidir. Bireyler ihtiyaçlarına göre davranışlar sergiler, ihtiyaçlarının karşılandığında veya karşılanmadığında tepkiler gösterir.

GESTALT ÖĞRENME KURAMI

Gestalt ekolü, bazı yasalarla çok net şekilde açıklanmıştır. Gestalt ilkeleri olarak gördüğümüz bu yasalar, algının ne kadar değişik olabileceği konusunda hepimizi şaşırtıyor! Aslında sosyal medyada gördüğümüz ve algılanan nesnenin kişiden kişiye değiştiği resimler tamamen gestalt ilkeleri kapsamında işlev görür.

Algımızdaki bütünselliği yansıtan o yasalar :

  • Şekil-Zemin İlişkisi : Belirli zemin üzerindeki şekli insanlar çok farklı algılayabilirler. Hangisinin zemin hangisinin şekil olduğuna karar vermek kime kalmış? Tabii ki algılarımıza. Aşağıdaki resmi hepimiz biliriz, amacımız resimde ne gördüğünüzün incelemesi değil. Şekil ve zemin arasındaki bu farklılığı görmek!
  • Yakınlık : Duygularımıza hitap eden uyarıcılar birbirlerine ne kadar yakınlarsa o kadar beraber algılanırlar. Müzikleri örnek olarak verebiliriz. Aynı zamanda telefon numalarımızı ezberleyiş tarzımız da bu ilke çevresinde olur. Gruplandırırız!
  • Tamamlama : Duygularımız bir şeylerin eksik kalmasını istemez! Fotoğrafın yarısını gördüğümüzde, fotoğraftaki kişinin kim olduğunu anlarız. Ayrıca aşağıdaki resme bakın, abuk sabuk şekilleri köpek olarak algılıyoruz.
  • Benzerlik : Şekil, renk ve diğer özellikler bakımından birbirine yakın olan nesneler benzer olarak algılanır.
  • Süreklilik : Süreklilik ilkesini yazarak açıklamayacağım. Sadece aşağıdaki resme bakın, noktaları birleştirip çizgisel olarak görüyor olacaksınız. Oysa onlar birbirinden bağımsız noktalar!

GESTALT TERAPİ NEDİR?

Gestalt terapi, varoluş temelinde yükselen psikoterapi çeşididir. Daha iyi anlamak için varoluşçu terapi hakkında geniş bilgiye sahip olmanızı öneririm. Aşağıdaki resmi tıklayarak varoluşsal psikoterapinin esaslarını çok iyi öğrenebilirsiniz :

 

Gestalt terapi temel amacı, daha önce üstünde çok durduğum ‘farkındalık’ konusu. Farkındalık, hayatımızdaki sorunların çözümü için gerekli en temel unsurdur. Nasıl davrandığımızın farkında olduğumuz zaman, davranışlarımızdaki ve duygularımızdaki sorunları çözmek için hareket geçebiliriz.

Değişim için farkında olmak şarttır. Hatta bir şeyleri değiştirmek sadece farkına varmakla bile mümkün olabilir. Elde edilen farkında olma hali, kişiler arası ilişkilere yansır. Çevresiyle bütün olan birey, daha sağlıklı gelişim ortamı yakalar.

Freudyen anlayışın aksine, geştalt terapistleri kişilerin davranışlarının altında yatan nedene önem vermezler. Freud, davranışı incelerken ‘neden’ sorusunu sorar ve çocukluktaki deneyimlerde nedeni arar. Geştalt terapisiyse ‘şimdiki zamana’ odaklanır.

Gestalt terapi özünde kişinin kendisinin farkında olması yatar. Terapist bunun için yardımcı konumundadır. Başvuran kişi kendi farkındalığına erişir, kendisini kabul eder, önünde seçimler olduğunu görür. Seçim yapma özgürlüğünü kullanmaya başlar.

GESTALT TERAPİ VARSAYIMLARI

İnsan, beden, duygular, düşünceler, duyumlar ve algılardan oluşan bir bütündür. Bunlara sahip değil, bunların bütününden oluşmuştur.

İnsan içinde varolduğu çevrenin bir parçasıdır ve bu çevreden ayrı olarak anlaşılamaz.

İnsanlar dünyaya verdikleri tepkileri kendileri belirlerler ve birşeye karşı sadece tepki gösteren bir varlık değildirler. Bunun ötesinde o şeyin yaratıcısıdır ve bundan dolayı da oluşumundan sorumludur.

İnsanlar kendi duyumları, düşünceleri, duyguları ve algılarının farkında olma becerisine sahiptir.

İnsanlar kendi farkındalıkları aracılığıyla seçimler yapabilirler. Bu nedenle de kendi davranışlarından sorumludurlar.

İnsanlar etkin bir şekilde yaşayacak ve kendi ihtiyaçlarını karşılayacak potansiyel ve kaynaklara sahiptir.

İnsanlar kendilerini sadece içinde bulundukları an içinde deneyimleyebilirler.

Geçmiş ve gelecek, hatırlama ve sezgi aracılığı ile ancak şu anda deneyimlenebilir.

İnsanlar doğuştan iyi ya da kötü değillerdir.

GESTALT TERAPİ AMACI

Yukarıdaki varsayımlardan yola çıkarak gestalt terapi için belirli amaçlar belirlenmiştir. Bunlar şöyle sıralanabilir :

  1. Birey, kendisinin ve çevresinin farkına varır. Bunun sonucunda kendisini kabul etmesi beklenir. Böylece ilişki kurabilme yetisi gelişir.
  2. Farkındalığın artmasıyla beraber seçim yapma özgürlüğüne kavuşur. Bu özgürlüğün sorumluluklarını üstlenir.
  3. Değerler edinilir.
  4. Dışarıdan destek arama azaltılır, kendi iç desteğine yönelir.
  5. Yardım ister, başkalarına yardım eder.

GESTALT PSİKOLOJİSİ KAVRAMLARI

1) Tamamlanmamış İşler : İnsanların hayatında önemli yer tutarlar. Tamamlanmamış işleri günlük yaşantımızdaki işler gibi düşünmeyin. Psikolojik bağlamda düşünmek gerekir. Geçmişte yaşanılan olayların tamamlanmaması nedeniyle kişi sürekli bunların etkisi altındadır.

Çocukluk döneminde yaşanılan travmatik olaylar tamamlanmamış işlerin oluşmasına neden olabilir. Travmatik yaşantılar, zorluklar, taciz gibi olaylar çocukta yoğun öfke, endişe, suçluluk duyguları yaratır. Yoğun duygularıyla nasıl baş edeceğini bilmeyen çocuk, olaylardan doğan ihtiyaçlarını gideremez, ihtiyaçlarını gidermeden arka fona iter.

Böylece tamamlanmamış iş, uygun olmayan formatta kapanır. Tam olarak kapanmış sayılmaz, arka planda sürekli kendisini gösterir. Geri plandaki tamamlanmamış iş, sürekli kendisini tamamlama isteği oluşturur. Bunun farkında olmayan birey, yetersizlik, yorgunluk, gerginlik içindedir.

Gestalt terapi, kişilerin tamamlamadıkları deneyimleri günümüze getirmelerine, bu işleri tamamlamalarına yardım eder. Böylece arka planda oldukça fazla enerji harcayan bu işler giderilmiş olur.

2) Kutuplar : Gestalt terapi kutuplar üzerindeki tanımlarıyla psikolojiye yeni kavram kazandırmıştır. Birbirine tamamen zıt olan özellikler için kullanılır. İnsanoğlu doğumunda iyi ya da kötü değildir. İyilik ve kötülük iki zıt kutup olarak yerlerini korurlar. Önemli olan olaylar karşısında zıt kutuplara eşit uzaklıkta durmaktır. Böylece seçim şansımız olur.

Kişiler, birbirine zıt kutuplara kendi özelliklerini koyabilirler. Olumsuz ve olumlu özelliklerini kabul ettiklerinde her iki tarafa da eşit uzaklıkta olurlar. Böylece olaylar karşısında hangisini seçeceklerine karar verebilirler.

Özelliklerinden sadece birisini kabul edip diğerini reddeden kişi kısıtlanmışlık içerisindedir. Hepimizin aynı konu üzerinde iki farklı özelliğimiz bulunur. Önemli olan ikisini de görüp kabul etmektir. Öyle yaptığımızda seçimlerimiz genişler.

3) Kördüğüm : Kördüğümün uçlarını büyüme-gelişme isteğiyle buna karşı oluşan direnç oluşturur. Bir yanımız sürekli büyümek, gelişmek ve değişmek ister. Buna karşı olarak direnç oluşturan tarafımız vardır. Değişmek, bilinmeyen durumları önümüze çıkarır. Bundan doğan çekinceler direnç halini alır.

Kördüğümler her zaman olumsuz değildir. Aksine çoğu zaman olumlu özellikleri vardır. Oluşturdukları gerilim enerjisiyle iyi işler ortaya çıkarabilirler.

4) Temas : Temas, kişiyle çevresi arasındaki etkileşimin gerçekleştiği alandır. Daha iyi anlamak için şu görseli kullanalım ;

TÜM SORUNLARIN KAYNAĞI

Temas sorunları, kişinin hayattaki problemlerinin en önemli kaynağıdır. Çünkü ben ve ben olmayan arasındaki etkileşimlerin hepsi temas sayesinde olur. Bunun için temas sorunları çok iyi şekilde tanınıp giderilirse insan psikolojisi üzerine büyük katkılar olur. Gestalt psikolojisi bu sorunların çözümüne büyük önem verir.

Temas alanındaki sorunlar şunlardır :

1) İçe Alma : Bireyin çevresindeki mesajları, kuralları, modellemeleri özümsemeden kendisininmiş gibi kabul etmesidir. Örneğin ‘babasının savunduğu durumu sorgulamadan savunması’ içe almayı gösterir. Bunun sonucunda kendiliğin kaybı gerçekleşir. Dış çevrenin parçası haline gelinir.

En önemli tehlikelerinden birisi, içe alma uğraşı içerisindeki kişinin benliğini geliştirme şansını kaybetmesidir. Diğer ise içe alınan zıt olguların kişide oluşturduğu gerilimdir. İyilik eden iyilik bulur atasözünü içe almış kişi iyilikten maraz doğar atasözünü de içe almışsa kendi içinde gerilim oluşur.

2) Yansıtma : Kendi davranışlarının sorumluluğunu almayan kişilerde görülür. Sürekli çevresini suçlama eğilimindedir. İçinde yaşadıkları dışarı yansıtılır. Yaşadıklarını ve yaptıklarını kendi yapmamış, diğer kişiler yapmış gibi davranır. Yansıtma içinde bulunan kişiler, diğerlerinin davranışlarını bilebileceğini iddia ederler. Bunun yüzünden benlikleri ‘şişirilmiştir’.

3) Kendine Döndürme : Yansıtmanın tamamen zıttı olarak düşünebilirsiniz. Ancak bu, iyi bir şey olduğunu göstermez. Depresyon Nedenleri adlı yazımda anlattığım süper egonun aşırı gelişimiyle öfkenin içe yöneltilmesi durumu kendi içine alma olarak tariflenebilir.

Öfkesini dışa vuruş şekli yanlış olan veya doğru olmasına karşın defalarca sert karşılıklar bulan çocuk, artık bunu dışa vurmayı bırakır. Öğrenilmiş bir davranış olarak öfkeyi kendi içine alır. (Örnek)

Kişi, başkalarına yapacağı davranışları kendisine yapar. Karşısındakine söylemek istediklerini kendisine söyler. Öfke örneğinden devam edersek, birisine öfkelenen kişi bunu ona yansıtmaz, öfke kendisine yönelir. Daha öncede bahsettiğim gibi bu durum depresyonun ana nedenidir.

DİĞER PROBLEMLER

4) Saptırma : Uyaranlar çeşitli şekillerde saptırılabilir : Gülerek karşılık verme, çok konuşma, aşırı espiri yapma, duymazdan gelme, karşısındaki konuşurken esneme, gözlerini kaçırma vs. Saptırma içindeki kişiler kendi ihtiyaçlarını karşılamakta zorluk çekerler.

5) İç İçe Geçme : Ben ile ben olmayan arasındaki sınırın kaybolmasıdır. İç içe geçmeyi kullanan bireyler genel olarak ‘hayır’ diyemezler. Her zaman kendilerini duruma uydururlar. Obsesif Kompülsif özelliklerin ortaya çıkmasında bu sorunun aşırı kullanımının olduğu düşünülmekte.

6) Kendini Seyretme : Aslında ‘suçlama’ olarak açıklayabiliriz. Sürekli kendi yaptıklarını değerlendiren kişiler bunlarda sorunlar ararlar, genellikle de bulurlar. Hata yapmamak, aptal durumuna düşmemek için eyleme geçmezler. Donuk bir hayat yaşarlar.

Devamlı olarak kendi hareketlerini eleştirdikleri için kendi olumsuzluklarını hemen fark ederler. Genellikle gergin, şüpheci, içe dönük kişilerdir. Her zaman en iyi, en başarılı, en güzel olmaları gerektiğine inanırlar.

7) Duyarsızlaşma : Kişiler, çevrelerinden rahatsızlık duymamak için duyarsızlaşma yolunu seçebilirler. Bu büyük sorunlara neden olur. Kendi ihtiyaçlarının farkına bile varmayabilirler. Oysa terapimizin asıl amaçlarından birisi farkındalık!

Duyarsızlaşmayı kullanan kişiler kendi çevrelerinde vurdumduymaz olarak tanınabilirler. Temas döngüsünün her aşamasında sorun yaşarlar. Kendilerinin duyumları bile fark edilmez. Bu bileşenleri gestalt psikolojisi için savunma mekanizmaları olarak düşünebilirsiniz.

GESTALT TERAPİ TEKNİKLERİ

Gestalt psikolojisi bağlamında Polster çeşitli teknikler tanımlamıştır. Tekniklerin temel amaçlarından en göze çarpanı, yukarıda belirttiğim tamamlanmamış işlerin tamamlanmasıdır. Bunun için geçmişe gitmek mümkün olmadığı için geçmiş şimdiki zamana getirilir.

Geçmişte yaşanılan olaylardan doğan ihtiyaçların giderilmesi sorunlu olduğunda işler yarım bırakılır. Yarım bırakılmış işler kişinin tüm gücünü sömürür. Gestalt terapi teknikleri bu işlerin tamamlanması ve artık arka fonda enerji harcamaması için kullanılır.

Tekniklerin uygulanmasında danışan mucit pozisyonundadır. Arka fonda enerji harcayan olayları önce keşfeder. Daha sonra harcanan enerjinin farkına vararak geçmişteki işlerini tamamlar. Tamamlama işlemi sırasında hayal gücü önemli bir kaynaktır.

Bahsedilen deneyler ‘saklı ben tekniği’, ‘rol değiştirme tekniği’ gibi çeşitli adlarla anılıyor.

GESTALT TERAPİ DENEYLERİ

Deneyler, gestalt terapi teknikleridir. Deneyler sayesinde geçmiş günümüze getirilir. Kişi, kendi kişiliğinin farkına varır. Zıt kutuplarını kabul eder.

1) ACI VEREN OLAYI CANLANDIRMA

Geçmişte yaşanılan olumsuz olayların neden ve nasıl arka fona itildiğini tamamlanmayan işler kısmında ayrıntılı olarak inceledik. Gestalt terapi teknikleri sayesinde bu olaylar tamamlanır.

Yaşanılan acı verici olay, çeşitli nedenlerle geri plana itilmiş olabilir. Neden ne olursa olsun, olaydan doğan ihtiyaçlar giderilmelidir. İhtiyaçlar giderildiğinde geri plandaki enerji harcayan iş tamamlanır, kişinin enerjisi boş yere harcanmamış olur.

Acı veren olayı canlandırma bunun için biçilmiş kaftandır. Hayal gücü kullanılarak olay canlandırılır. Olaydan doğan psikolojik ihtiyaçlar giderilir. Duyumsanması gereken ihtiyaç öfkeyse duyumsanır, yansıtılır. Yaşanması gereken duygular yaşanır, sonuç olarak olayın etkileri giderilmiş olur.

2) GELECEKTEKİ TEHDİT EDİCİ YÜZLEŞMEYİ HAYAL ETME

Geçmişteki olayların gelecekte yaşanmayacağının garantisi yoktur. Geçmiş için yapılan canlandırmalar gelecek içinde yapılabilir. Birey böylece gelecekteki olay için hazırlanmış olur.

Daha önce yaşadığı olaylardan doğan ihtiyaçlarının giderilmediğini fark eden kimse, benzer şekilde tehdit oluşturan olayların gelecekteki farklı formlarını hayal eder. Hayal edilen durum içerisinde ihtiyaçlarına uygun tepkiler verir.

3) ÇATIŞAN ÖZELLİKLER ARASINDA DİYALOG KURMA

Zıt kutupları anlatırken çatışan özelliklerden bahsetmiştik. İnsan bu özelliklerinin ikisini de kabullenip her iki tarafa da eşit uzaklıkta durmalı. Seçim yapma özgürlüğü ve seçim çeşitliliği için bu konunun önemi tartışılmaz.

Çatışan özellikleri arasında diyalog kuran kimse her iki özelliğinin de farkına varır. Zaman zaman iki tarafında haklı olabileceğini, farklı durumlar karşısında ikisinden birisinin birbirine üstün basacağını anlayabilir. Böylece olaylar karşısında iki özelliğini de kullanabilme yetisi kazanır.

Örneğin bir kişinin hem agresif hem de uysal özelliklerinin diyalog kurmasını inceleyelim. Agresif tarafı ‘A’ olarak uysal tarafı ise ‘U’ olarak tanımlayalım.

  • A : İnsanlar bana karşı olumsuz tepkiler verdiklerinde onlara günlerini göstermeyelim. Sonucunun ne olacağının önemi yok!
  • U : Karşımdaki bireylerin de kendilerine özgü duyarlılıkları mevcut. Olayların özünü anlamadan onlara tepki göstermek yanlış olur.
  • A : Öfkelendiğim zaman susup oturmalı mıyım yani? Asla! Beni öfkelendirmelerinin cezasını çekmeliler.
  • U : Aynı zamanda bende onları öfkelendirmiş olabilirim. Ortadaki sorun içerisinde kendi payımı belirleyip bunu kabul etmeliyim.
  • A : Tamam öyle olsun, ancak şunu bilmelisin ki benim hatam olmayan kısımları asla kabul etmem. Karşımdaki kişi de kendi sorumluluğunu üstüne almalı.

Böylece iki tarafın uzlaşması sağlanıp tepkilerin olumlu olması sağlanır.

Deneyler, yapan kişinin kendine karşı farkındalığının oluşması ve yeni davranış tutumlarının gelişmesi içindir.

GESTALT TERAPİ RÜYA ANALİZİ

Gestalt terapi bireylerin rüyalarıyla da yakından ilgilidir. Diğer ekollerden farklı olarak rüyaları kendine özgü şekillerde inceler. İncelemedeki amaçlardan birisi, rüyada çatışan iki özelliğin görülmesi ve uzlaştırılmasıdır.

Rüyalar yukarıdaki deneylerde olduğu gibi şimdiki zamana getirilip tekrar yaşanır. Rüyalardaki karşıt özellikler fark edilir, bu özellikler arasında diyalog geliştirilir. Gestalt terapi rüyaların bitmemiş işleri temsil ettiğini söyler.

GESTALT AİLE TERAPİSİ

Aile terapisi Gestal psikolojisi için önem arz eder. Psikoterapiler içinde aile terapisine verdiği önemle tanınır. Stan olgusuyla aile terapisi çalışmaları yapılabilir. Böylece terapinin temel özelliklerinden olan geçmişteki işlerin tamamlanması hedeflenir.

Kişinin anne ve babası, kardeşler, eşiyle birlikte geçmişteki tamamlanmamış işler odak noktası alınarak çalışmalar yapılır. Daha önce aldığı kararların günümüzde işlevsel olmadığının farkına varması amaçlanır. Bunun farkına varıldığında yeni tercihlerin yapılmasının önü açılmış olur.

Deneylerde bahsettiğimiz yeniden yaşama burada da görev alır. Geçmişteki deneyimlerini şimdiki zaman da yeniden yaşanmasıyla geçmişe hapsolmuş kişinin farkındalığı arttırılır.

GESTALT DUASI

Gestalt psikolojisi kuramcılarından Friedrich Salomon Perls tarafından yazılmış, benim çok hoşuma giden sözlerdir. Herkesin hayat felsefesinde yeri olması gereken bu sözleri paylaşmaktan mutluluk duyuyorum

Ben kendi işimi yaparım, sen kendi işini.

Benim dünyaya geliş amacım senin beklentilerini karşılamak değil. Senin geliş amacın da benim beklentilerimi…

Sen sensin, bende ben!

Eğer bir yerlerde karşılaşırsak ne güzel.

Olmazsa da yapacağımız bir şey yok.

GESTALT TERAPİ EĞİTİMİ

Gestalt psikolojisi eğitimi için günümüzde Türkçe ve diğer dillerde çeşitli kaynaklar bulunuyor. Gestalt Terapi kitap ve gestalt psikolojisi kitap bilgileri için yorum yapmanız yeterli. Bunlar içindeki gestalt terapi pdf formlarını size ulaştırabilirim.

Bunların yanında Türkçe Gestalt Kitap formları içerisindeki en önemli kaynaklar olan ‘Gestalt Terapi Ceylan Daş’ ve ‘Gestalt Terapi Füsun Akkoyun’ kitaplarını önermek isterim. Özellikle Ceylan Daş Gestalt Terapi kitabını öneriyorum. Gestalt eğitimi bu kitaplar sayesinde yürütülebilir.

KAYNAKLAR

1- Is Clinical Gestalt Good Enough? Chad Cook, PT, PhD, MBA, OCS, FAAOMPT, Associate Professor. J Man Manip Ther. 2009; 17(1): 6–7. doi: 10.1179/106698109790818223

2- Gestalt psychology

3- Gestalt therapy: theory and practice. Jones A. Nurs Stand. 1992 Jun 10-16;6(38):31-4.

4- https://en.wikipedia.org/wiki/Gestalt_therapy

Dr. Eren Kocakaplan

"Güneş parlıyor, aydınlatıyor, ısıtıyor, bunun neden böyle olduğunu bilmek için hiçbir merakımız yok; ama tüm kötülüklerin, acının ve aptal insanların nedenini sorguluyoruz." Ralph Waldo Emerson

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: İçerik Korumalı!
Menü